Cuma , 21 Temmuz 2017
Home » SAP Haberleri » VE ENERJİ ŞİRKETLERİ TEKNOLOJİYİ KEŞFETTİ…

VE ENERJİ ŞİRKETLERİ TEKNOLOJİYİ KEŞFETTİ…

VE ENERJİ ŞİRKETLERİ TEKNOLOJİYİ KEŞFETTİ…

 


 

Enerji dağıtım şirketleri, geçmişten bu yana bir hayli ilerleme kaydetti. Bir sonraki büyük adımın atılması için gereken ise teknolojiyi etkin ve doğru kullanmak…

Elektrik sözcüğünün kehribarla olan bağlantısı, enerjinin binyıllar boyunca gizemini koruması kadar ilginç belki de… Miletli Thales, milattan önce 600’lü yıllarda, bir kürk parçasına sürtünen kehribarın saman çöpü, kuş tüyü gibi hafif cisimleri çektiğini fark edince elektriğin gizem perdesi ilk kez aralandı.

Elektrik sözcüğü, kehribar anlamındaki Yunanca “elektron” sözcüğünden türetilmiş. Bu keşiften yaklaşık 2300 yıl sonra Benjamin Franklin’in meşhur uçurtma deneyiyle yıldırım ve statik elektrik arasındaki bağı bulmasıyla daha anlamlı hale gelen bu güç, Alessandro Volta, Michael Faraday, André-Marie Ampère ve tabii Thomas Edison ile Nikola Tesla gibi isimlerin katkılarıyla gerçek potansiyelini bulmayı başardı. Elektrik, enerjinin en önemli formlarından biri olarak bugün tıpkı gıda, su ve barınma gibi insanlığın olmazsa olmaz ihtiyaçları arasında gösteriliyor. Enerjinin olmadığı bir dünyayı ele alan Revolution adlı dizi ise, dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de büyük ilgi görüyor.

Günümüze geldiğimizdeyse enerjinin artık çok daha geniş bir tanımı içerdiğini görüyoruz. Enerji, yalnızca elektrik değil, gaz, petrol ve suyu da kapsayan geniş bir ihtiyaç ağını kapsıyor. Endüstri devrimine paralel olarak artan enerji ihtiyacı, bunu karşılayan şirketleri yeni üretim santralleri yapmaya, mevcut altyapılarını yenilemeye ve beraberinde gerek evsel gerekse endüstriyel müşterilerine daha verimli ulaşmaya yönlendiriyor.

 

Sayaca git, tüketimi ölç, faturayı kes

Son 100 yıldır enerji dağıtım şirketlerinin süreçleri belirli tarihlerde sayacın bulunduğu noktaya gidilmesi, son ölçümden bu yana tüketilen enerji miktarının tespit edilmesi ve tüketim bedelini içeren faturanın kesilerek müşteriye iletilmesi ve tahsilatıydı. Oysa, adeta paralel evrenlerin iç içe geçmesi misali, tüketiciler aldıkları hizmetlerin bir bütünün parçası olmasını talep ediyor. Enerji sektörünün ‘yeni normali’, arka planda çalışan, yüksek iletişim teknolojileriyle donatılmış, gelişmiş teknolojik sistemlerle ifade ediliyor.

Tüketici, ister evinde düşük miktarda elektrik kullanan bir kişi, isterse devasa bir endüstriyel tesis olsun, bütünü içeren bir hizmet portföyünden, kendisine en uygun hizmeti alma güdüsüyle hareket ediyor.

Enerji sektöründeki şirketleri açısından baktığımızda ise konuyu üretim, iletim, dağıtım ve perakende olmak üzere dört farklı grupta ele almak gerekiyor. Bir üretim şirketi, günümüzde aynı anda kömür yakıtlı bir termik santralden, rakımı 2000 metreleri bulan tepelere yerleştirilmiş rüzgar türbinlerinden ya
da bir nehir üzerindeki hidroelektrik santralden üretim yapabiliyor. İletim şirketleri, aldıkları enerjiyi nasıl daha verimli iletebilecekleri üzerine kafa yorarken, dağıtım şirketleri ise küçük ilçelerden milyonlarca nüfusu barındıran şehirlere kadar geniş bir ağda sorunsuz ve kaliteli hizmet verme çabasında. Son yıllarda liberalleşmeyle birlikte sayıları artan perakende şirketleri de yoğun rekabette öne çıkmak için aralıksız çalışıyor. Tüm bu şirketlerin ortak noktası ise kendini teknolojinin yoğun kullanımında gösteriyor.
SAP’nin enerji sektörü stratejisi

SAP, bir enerji şirketinin daha hızlı, daha verimli olabilmesi için neler yapılabilir sorusu üzerine geliştirdiği stratejisiyle sektör firmalarına destek oluyor. Bu kapsamda, hizmet verdiği şirketi diğer kurumlar ve firmalarla karşılaştırabilecek anahtar figürler belirleyen SAP, müşteri başına gelir/ kâr, verimlilik, iletim ve dağıtım şirketlerinde planlı olmayan kesinti oranları gibi anahtar performans kriterlerini masaya yatırıyor. Bakım maliyetleri ve sabit maliyetlerin en yüksek gider kalemleri arasında yer aldığı enerji sektörü için şebeke varlıklarının etkin kontrolü büyük önem taşıyor. SAP, maliyetlerin sabit varlıklara oranını tespit ederek izlenmesi gereken rota hakkında müşterisini yönlendiriyor.

SAP’nin belirlemiş olduğu anahtar kriterler, enerji şirketlerinin sürdürülebilir büyüme ve verimlilik elde etmesini sağlıyor. Üretim şirketlerine üretim kaynaklarının doğru yönetimi, dağıtım şirketlerine ise tedarik ve tüketimi dengeleme olarak yansıyan bu verimlilik, SAP’nin, operasyonların etkin yönetimine yönelik ürünler ve finansal anlamda hizmet maliyetini düşürüp geliri güvence altına alacak sistemler sunmasıyla etkisini artırıyor.

 

50’yi aşkın çözüm içeren zengin portföy

SAP enerji sektörü çözümleri, alt başlıklarıyla birlikte 50 kadar çözümü içeriyor. Bir enerji şirketinin en önemli ihtiyaçlarından biri olan şebeke operasyon ve bakımıyla ilgili çözümlerden çevresel hizmetler adı verilen geri dönüşüm hizmetlerine, sayaç yönetim sistemlerinden satın alma ve enerji ticaretine kadar pek çok başlık bu portföyde bulunuyor.

Sektöre özel bu çözümler, SAP’nin diğer sektörlerdeki şirketlere de sunduğu faturalama, finansal araçlar, raporlama ve analiz, insan kaynakları ve personel yönetimi çözümleriyle destekleniyor. SAP bu bağlamda, sektördeki tüm kurumların her türlü ihtiyacını verimlilik odaklı karşılayan zengin bir portföyü barındırıyor.

Türkiye’deki enerji sektörünün durumuyla diğer ülkeler arasında bire bir benzerlikten söz etmek için ise henüz erken. Türkiye’de, son yıllarda özellikle dağıtım sektöründe gerçekleşen özelleştirme çalışmaları başlangıç için önemli bir adım olmakla birlikte, Enerji Borsası gibi oluşumların henüz tamamlanmaması nedeniyle serbestleşme anlamında bir yakınlıktan söz etmek mümkün değil. Bu değişim için kendini hazırlayan Türk enerji sektörü, kamu idaresinin alacağı kararlar doğrultusunda yeniden yapılanma için bekleme sürecini sürdürüyor.

SAP, yakın gelecekte gerçekleşmesi planlanan bu değişimde, dünya genelinde 70’ten fazla ülkede hayata geçirdiği sistemleri, Türk enerji sektörü mevzuatına uygun bir şekilde yorumlayarak sektör oyuncularına sunmaya hazırlanıyor. Türkiye’de kişi başı enerji tüketimi, özellikle gelişmiş ülkelere oranla henüz düşük seviyede bulunsa da yaşanan hızlı artış nedeniyle oluşacak durumu aşmanın yolu yine teknolojiden geçiyor. Bu konuda dünya, bildiğimiz anlamdaki şebeke yapısından, Smart Grid olarak adlandırılan Akıllı Şebeke’ye geçiş sürecini yaşıyor. Türkiye’de de özellikle dağıtım sektöründe ilk uygulamaları görülen Akıllı Şebekeler, temel itibarıyla, SAP’nin uzmanlık alanı olan ‘veri’nin doğru değerlendirilmesinde önem kazanıyor.

 

Sıkı dostlar: Akıllı Şebekeler ve Big Data

Akıllı Şebekeler’in veriyle olan dostluğu, kendini sık periyodlarla yeniliyor. Klasik sistemde ayda bir kez sayacın yerinde okunmasıyla toplanan veriler, Akıllı Şebekeler’in çift taraflı veri iletişimine izin veren, uzaktan kontrol ve müdahalesağlayan yapısıyla artık 15 dakikalara kadar inen aralıklarla toplanıyor.

Bu durum, tek bir enerji dağıtım şirketinin bile, sahip olduğu milyonlarca aboneye ait inanılmaz büyüklükte bir veriye erişmesi anlamına geliyor. Benzer bir durum, çok fazla sayaca sahip endüstriyel tesislerde de kendini gösteriyor. Örneğin 30-40 bin sayaçlık bir şebekeyi yöneten bir dağıtım şirketi,
15’er dakikalık aralıklarla veri aldığında bu yılda 1 milyara yakın kayıt anlamına geliyor.

Ortaya çıkan verilerin doğru değerlendirilmesi kadar bunun hızlı yapılabilmesi de bir başka önemli konu. Özellikle çok sayıda kurumsal müşteri söz konusu olduğunda, toplanan verilerin hızlı bir şekilde değerlendirilerek ileriye yönelik planlamaların yapılması kritik bir konu olarak öne çıkıyor. SAP HANA platformu, enerji sektörü analizlerinde klasik sistemlerde 17-18 saati bulabilen bir analizi, yalnızca 3-4 saniyeye indirebiliyor. Üstelik HANA, bunu yalnızca tek bir kaynak üzerinden sağladığı verilerle değil, ödeme alışkanlıkları analizi, sayaç okuma değerleri tüketim alışkanlıkları, şebekeden gelen verilerin analizi, sıcaklık değerlerinin de entegre edildiği bir ortamda gerçekleştirebiliyor.

 

Enerji sektörü, mobil dünyanın kapılarını SAP ile açıyor

Dünyanın en güçlü mobil altyapı platformunu geliştiren Sybase’i bünyesine katan SAP, Sybase’in yeteneklerini daha da geliştirerek sektörlere özel mobil çözümler sunuyor. Sybase platformu üzerinde enerji üretimi, sayaç otomasyonu, müşteri hizmetleri, iş zekası, insan kaynakları, güvenlik denetimleri, varlık görselleştirme, sayaç okuma gibi çözümleri kurgulayan SAP, enerji sektörü şirketlerine ayrıca, GIS-Coğrafi Bilgi Sistemi gibi üçüncü taraf sistemleri de mobil platformlar üzerinden kontrol edebilme olanağı sunuyor. SAP, hangi mobil cihazın kullanılacağına bağlı olarak önyüz tasarımını da buna göre şekillendirerek süreçleri kolaylaştırıyor.

(Visited 243 times, 1 visits today)

About SAPprof Editör

SAPprof Editör’in profil fotoğrafı

Check Also

S/4HANA 1610 ile Gelen Yenilikler: Seri 5 Çıktı Yönetimi (Output Management)

S/4HANA 1610 ile Gelen Yenilikler: Seri 5 Çıktı Yönetimi (Output Management) Bu yazımda yeni özelliklerden …

Bir Cevap Yazın