Cumartesi , 16 Aralık 2017
Home » SAP Makaleleri » SAP Teknolojileri » SAP TEKNOLOJİLERİ, SAĞLIK SEKTÖRÜNDE EZBER BOZUYOR

SAP TEKNOLOJİLERİ, SAĞLIK SEKTÖRÜNDE EZBER BOZUYOR

SAP TEKNOLOJİLERİ, SAĞLIK SEKTÖRÜNDE EZBER BOZUYOR

 

 


Sağlık sektörü, daha önce benzeri görülmemiş boyutta ve birbiri ardına gelen zorluklarla karşı karşıya. Bu hızlı değişim sürecinde ortaya çıkan çözümler ise sadece sorunların üstesinden gelinmesini sağlamakla kalmayıp, daha faydalı sağlık hizmetleri sunmanın yeni yollarını da açıyor. Pek çok farklı endüstriye yönelik çözüm ve hizmetler sunan SAP, büyük veriden bulut çözümlerine kadar birçok uygulamayla sağlık sektörünün çehresini değiştiriyor.

Hastanelerin ve sigorta kuruluşlarının üzerindeki maliyet baskılarının da etkisiyle, “kanıta dayalı tıp” artık sağlık endüstrisinin sloganı haline geldi. Ayrıca genetik, biyomedikal ve bilgisayar teknolojisindeki gelişmeler de hastanın bireysel özelliklerine uygun, daha etkili ve kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerini gündeme getirerek sağlık endüstrisinde yepyeni bir dönemin başladığını gösteriyor. Gerek kanıta dayalı tıp uygulamaları gerekse kişiselleştirilmiş tedavilerde ana unsur ise veri. Karmaşık ve bağımsız veri setleriyle çalışan sağlık sektörünün artık sadeleşmesi ve elindeki verileri etkili bir şekilde anlamlı bilgilere dönüştürebilmesi gerekiyor. Peki, sektördeki büyük veri baskısı nereden kaynaklanıyor? Yanıt basit: daha fazla değer yaratma talebinden…

Sağlık endüstrisinde temel yaklaşım, sağlık hizmetleri sunma sürecinde maliyetleri düşürürken, gerçek zamanlı ve kişiselleştirilmiş tıbbi öngörüler sağlayan, tek ve yenilikçi bir platform üzerinde çalışmak. Bu noktada en önemli konu ise yüklü miktarda veriyle yoğun hesaplamalar yapmanın ötesinde, bu verileri doğru şekilde ve kilit noktalarda kullanıp anlamlı sonuçlara ulaşmak.

 

Kişiselleştirilmiş tedaviyle birlikte, sağlık sektöründe bildiğimiz her şey değişiyor

Eski zamanlarda sağlık çözümleri oldukça kişiselleştirilmiş şekilde sağlanıyordu. Sağlık hizmeti sunanlar, hastalarını yakından tanıyordu. Sonra bu standart değişti. Hastalar kendileri hakkında neredeyse hiçbir şey bilmeyen doktorlarla 15 dakikalık görüşme sonucu tedavi ediliyor. Oysa sağlık hizmetlerinde herkese tek bir yaklaşımla çözüm bulmaya çalışmak işe yaramıyor. Benzersiz vücutlarımızı oluşturan genetik kodlar çok karışık; aynı zamanda göz önünde tutulması gereken çok fazla çevresel, sosyal ve davranışsal faktörün de göz önüne alınması gerekiyor. Aynı teşhisin koyulduğu tüm hastalara aynı ilacın verilmesine dayanan tedavi çağı artık sona eriyor. Tedavi sürecinde, hastanın özelliklerini dikkate alan bir yaklaşımın benimsenmesi, sağlıkta teknolojinin rolünü de artırıyor.

Sağlık sektöründe kişiselleştirilmiş hizmet sunma konusunda eksik olan şey veri değil. Her hastane, her klinik, hatta her muayenehane, hastalar konusunda büyük miktarda veriye sahip. Buradaki asıl mesele, farklı kaynaklardan toplanan veri yığınlarını bir araya getirmek ve toplanan verilerden işlemeye uygun, gerçek zamanlı bilgi sentezi elde etmek.

Bu şekilde elde edilen bilgiler ve öngörüler, tedavi kalitesini ölçme ve iyileştirme, gelir yönetimini iyileştirme, artan maliyetleri kontrol etme, hasta ve doktor memnuniyetini yükseltme konularında kuruluşlara önemli bir destek sunabilir.

Diğer taraftan bu desteğin önü, sağlık sektöründeki güçlü bir engel, yani dağınık platformlarda koşan eski sistemler tarafından tıkanabiliyor. Eski sistemler sağlık kuruluşlarının çoklu kanallardan veri toplamasını engellemenin yanı sıra hastayla ilgili veriyi gerçek zamanlı analiz edemiyor ve bu verileri sektördeki görevliler ile karar vericilere hızlı bir şekilde ulaştıramıyor. Oysa kişiselleştirilmiş hizmet verebilmek için yeni teknolojilerden yararlanılması gerekiyor.

 

SAP HANA ile büyük veri daha sağlıklı yönetiliyor

Sağlık kuruluşları, resmi kayıtlardan ve hasta kayıtlarından kaynaklanan büyük miktardaki veriyi analiz etmek için güçlü, gerçek zamanlı ve etkili bir çözüme ihtiyaç duyuyor. SAP HANA bellek-içi platform, sağlık kuruluşlarına büyük miktardaki veriyi gerçek zamanlı yönetebilme imkânı sunuyor. Sağlık kuruluşları, bütün işlem ve analizleri yapılandırılmış ve yapılandırılmamış veri setlerine SAP HANA üzerinden entegre edebiliyor. Bu uygulama, süreçleri kolaylaştırmanın yanı sıra esnek yapısıyla sektörde yeni analiz modellerinin geliştirilmesini de teşvik ediyor.

Bir sağlık kuruluşunun SAP HANA’dan doğru şekilde yararlanması için öncelikle, sağlık sektöründeki gelişmeler konusunda vizyonunu çok net belirlemesi gerekiyor. Ayrıca mevcut sistemlerin gerçek zamanlı analiz kapasitesini destekleyip destekleyemeyeceğinin değerlendirilmesi de şart. Sonraki adımda da proje uygulama süreci başlıyor.

SAP CEO’su Bill McDermott, SAP HANA platformunun sağlık sektörü açısından önemini şu sözlerle ifade ediyor: “Sağlık sektörü, hastaların çıkarı için veriyi sadeleştirmek zorunda. Gerçekleştirdiğimiz Medical Research Insights (Medikal Araştırma Öngörüleri) projesiyle, SAP HANA platformunun sağlık sektöründeki gücünü ortaya çıkarmaya ve bu önemli yenilikle hastalara kaliteli ve doğru tedavi sağlanmasına çalışıyoruz. Gerçek zamanlı veri ve analizlerin, kişiselleştirilmiş bakım ve sağlık hizmetleri açısından daha iyi sonuçlar getireceğine şüphe yok.”

SAP HANA bellek-içi teknolojisinin en büyük avantajlarından biri, farklı birimlerdeki devasa veri setlerini hızla analiz edip işlemler için tek ve doğruluğu garantili bir kaynak sunması. PwC’nin de belirttiği gibi, “Hasta, doktor ve sağlık yöneticisi arasındaki zaman ve mekan engellerini ortadan kaldırmak gerekiyor.  Mesele, büyük miktarda veriyi toplayıp sıkıştırmak değil, bu verileri gerektiği anda, gereken noktalarda kullanabilmek.” SAP HANA tam olarak bunu sağlıyor.

 

Sağlık sektöründe tedarik sorunları ve teknolojik çözümler

Sağlık sektörünün yaşadığı en büyük zorluklardan biri, hastalarla olan ilişkilerin dışında, iyi hizmet verebilmek için başka pek çok işletmeyle de (tedarikçiler, servis sağlayıcılar, bayiler vb.) ilişki yürütmek zorunda olması. Aslında hasta sayısı arttıkça ilaçtan tıbbi malzemelere kadar her noktada talebin de arttığını söylemek mümkün. Bu karmaşık yapıya bir de resmi ve özel sigorta kurumlarının müdahil olduğu düşünülürse, tedarik sürecinin ne kadar yoğun olduğunu tahmin etmek zor değil.

Sağlık kuruluşları son yirmi yılda iç süreçlerini ve bilgi akışlarını iyileştirmek için milyarlarca dolarlık personel, mühendislik ve sistem yatırımı yaptı. Buna rağmen günümüzde sipariş ve fatura işlemlerinin yüzde sekseninden fazlası kağıt üzerinde yürütülüyor. Tahminlere göre bu durum, operasyon ve tedarik zinciri maliyetlerini yılda 650 milyar dolar artırıyor. Oysa SAP, tedarik süreçlerinin otomasyonunu sağlayan Ariba ile sağlık sektörünün üzerindeki bu baskıyı hafifletmeyi başarıyor.

Ariba sağlık kuruluşlarının klinik ve operasyonel verimliliğini artırmanın yanı sıra mali yönetimini de kolaylaştırarak son tahlilde hastalara daha iyi hizmet sunulmasını sağlıyor. Bir başarı hikayesi olarak ABD’li Maxim Healthcare Services şirketini örnek verebiliriz. Ülkenin 43 eyaletinde 350 ofisi bulunan Maxim, Ariba ağına katıldıktan sonra iş verimliliğini önemli ölçüde artırdı, tedarik süreçlerinde %40’a varan oranda zaman tasarrufu elde etti, faturalarının tamamını Ariba üzerinde elektronik ortama taşıdı.

 

Mobil dünyada mobil sağlık hizmetleri

Tüm dünya mobil yaşam tarzını benimserken, sağlık hizmetlerinin de bu süreçten uzak kalması elbette düşünülemez. Sağlık hizmetlerinde mobil teknolojilerden yararlanmak sadece hastalara sunulan hizmetin kalitesini artırmayı değil, aynı zamanda iş süreçlerinin karmaşıklığını azaltmayı, hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının verimliliğini artırmayı da sağlıyor. Fakat sağlık sektörünün mobilleşme süreci önemli bir altyapı yatırımını gerektiriyor. Bu noktada SAP, sağlık kuruluşlarının mobil teknoloji uygulamalarını planlamasını, geliştirmesini ve hayata geçirmesini sağlayan pek çok çözüm sunuyor.

SAP’nin sunduğu mobil çözümler sayesinde sağlık kuruluşları:

  • Her hastaya özel en iyi tedavi ve bakım hizmetinin hangisi olduğunu her an, her yerden, her cihazla belirleyebiliyor.
  • Doğru bilgilere anında erişim sağlayarak karar süreçlerini kısaltıyor, tedavi kalitesini yükseltiyor ve hasta memnuniyetini artırıyor.
  • Hasta nerede olursa olsun, sağlık durumundaki değişikliklere proaktif şekilde karşılık verebiliyor.
  • Hekimler arası konsültasyonu güçlendiriyor.
  • Hastaların tedavi planlarını anlık olarak görebiliyor.
  • İş akışlarını KPI bazında değerlendirerek kurumsal performansı artırıyor ve hasta maliyetlerini düşürüyor. Sağlık sektörünün mobil teknoloji ihtiyaçlarını karşılamak üzere, SAP tüm altyapısını SAP Mobile Platform üzerinde kuruyor. Bu platform mobil uygulama ve servislerin birbirine bağlanmasını ve denetlenebilmesini sağlıyor. Ayrıca, SAP Afaria mobil cihaz yönetim çözümüyle de tüm mobil veriler, cihazlar ve uygulamalar güvenli bir şekilde yönetilebiliyor.

Öte yandan, SAP EMR (Electronic Medical Records) Unwired mobil uygulaması da hasta tedavi yönetim süreçlerini destekliyor. Bu mobil uygulama sayesinde sağlık profesyonelleri hastaların klinik bilgilerine her yerden erişebiliyor. SAP EMR Unwired her türlü Apple iOS cihazın yanı sıra Android ve Windows 8 cihazlarda da kullanılabiliyor.

 

Peki ya insan faktörü?

Her sektörde en önemli değerlerin başında insan kaynağı geliyor. Sağlık sektöründe bu, daha da geçerli bir durum. Çünkü insan sağlığı söz konusu olduğunda, sadece süreçlerin ya da teknolojilerin değil, insan kaynağının da özenle seçilmesi gerekiyor. Bu noktada SuccessFactors, sağlık kuruluşlarında kaliteli insan kaynağının oluşturulmasına önemli katkılar sağlıyor.

SuccessFactors sayesinde sağlık kuruluşları şu faydaları elde ediyor:

  • Aynı grup bünyesindeki farklı hastaneler, lokasyonlar, birimler arasında ortak hedefler oluşturulabiliyor.
  • Sektöre özel yaklaşık 800 iş tanımı ve 18 bini aşkın maddeden oluşan yetkinlik listesiyle, her kademe ve nitelikte işi kapsayan bir organizasyon şeması çıkarılabiliyor.
  • Performansa dayalı ücretlendirme kültürü oluşturuluyor ve böylece personel katılımı, sadakati, verimliliği artıyor.
  • Açık pozisyonlar kurum içinde hızla doldurularak maliyetler düşürülüyor, verimlilik kaybı riski ortadan kaldırılıyor.

Bütün bu faydaları aslında şöyle özetlemek mümkün: SuccessFactors çözümüyle hasta ve çalışan memnuniyeti artıyor, personel devir hızı düşüyor, maliyetler azalıp gelirler artıyor.

 

SAP’nin sağlık sektörü için başarı reçetesi

SAP HANA büyük verinin getirdiği zorlu görevlerin üstesinden geliyor; tedavi sürecinde maliyetleri azaltırken gerçek zamanlı, kişiselleştirilmiş medikal öngörüler sunuyor.

  • SAP Genomic Analyzer uygulaması, hastalıklı ve sağlıklı kohortların (ortak özelliklere sahip kişilerin oluşturduğu gruplar) genetik varyasyonlarını gerçek zamanlı olarak analiz ediyor ve karşılaştırıyor.
  • SAP Health Central çözümü, halk sağlığı kurumlarının inisiyatiflerini etkili şekilde kullanmalarını sağlıyor.
(Visited 140 times, 1 visits today)

About SAPprof Editör

Bir Cevap Yazın